
Robin Hood’un en bilinen versiyonu, Amerikalı yazar Howard Pyle tarafından kaleme alınmış ve ilk kez 1883 yılında yayımlanmıştır. Hikaye, İngiltere‘nin Nottingham şehri ve buranın hemen bitişiğindeki meşhur Sherwood Ormanı‘nda geçmektedir.
Karakterlerin Aynasından
Robin Hood: Ne kadar iyilik yapmak adına başvurduğu yöntemleri tasvip etmesem de; özünde iyi, çocuksu, neşeli, aynı zamanda kurnaz bir hırsız ve iyi bir okçu olan ele avuca sığmayan bir karakter.
Hikayenin Peşinden
Sherwood Ormanı’nın derinliklerine daldığınızda sizi sadece bir hırsızlık hikayesi değil, kuralların dışına çıkmış ama kendi içinde kopmaz bağlar kurmuş bir dostluk çemberi karşılıyor. 1883’te kağıda dökülen bu serüven, aslında bir kaçış hikayesi. Nottingham Şerifi’nin katı dünyasından kaçıp, ağaçların gölgesinde özgürlüğü ve paylaşmayı seçen bir avuç insanın, sistemle olan o bitmek bilmeyen “köşe kapmaca” oyununa eşlik ediyoruz.
Sayfalar ilerledikçe, okların hedefini bulmasından ziyade o ormandaki sofraların neşesi ve “birimiz hepimiz için” diyen o sarsılmaz güven duygusu sizi içine çekiyor. Her ne kadar kanun dışı kalsalar da, adaleti kendi vicdanlarında arayan bu ekibin peşinden giderken kendinizi bir anda modern dünyanın ciddiyetinden sıyrılmış, sadece anın ve samimiyetin peşinde koşarken buluyorsunuz.
Ruhuma Kalanlar
Her ne kadar bu kitap tersini anlatsa da , ben bir kez daha şunu anladım ki adalet adil bir şekilde aranmalı ve sağlanmalı, bu kitabı okurken bu inancımın daha çok pekiştiğini hissettim.
Ve yine şunu farkettim ki, mutlu olmak isteyen insan her durumda her şartta ,elindeki ile de yetinip mutlu olabiliyor, zaten önemli olan da bu değil mi?
Tavsiye ve Değerlendirme
Sizde yıllar boyu anlatılan bu destansı kahramnı tanımak isterseniz, okurken biraz neşem artsın, zihnim dağılsın derseniz okumanızı tavsiye ediyorum.
Gönlümde edindiği yere 5 üzerinden 3 veriyorum.
“Hayatı çok da ciddiye almayacaksın yaaaa!” mottosunu bana tekrar hatırlatıkları için Robin Hood ve arkadaşlarına teşekkür ediyorum.